Basturk Akca-Ergul hegemonik erkeklik

Please download to get full document.

View again

of 27
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Similar Documents
Information Report
Category:

Bills

Published:

Views: 52 | Pages: 27

Extension: PDF | Download: 0

Share
Description
Basturk Akca-Ergul hegemonik erkeklik
Tags
Transcript
    Global Media Journal: TR Edition 4 (8) Baştürk Akca & Ergül  Spring 2014 13 TELEVİZYON DİZİLERİNDE   ERKEKLİK TEMSİLİ : KUZEY GÜNEY DİZİSİNDE HEGEMONİK ERKEKLİK    VE FARKLI ERKEKLİKLERİN MÜCADELESİ   Emel BAŞTÜRK AKCA   Kocaeli Üniversitesi , İletişim Fakültesi , Gazetecilik Bölümü  Kocaeli Seda ERGÜL   Kocaeli Üniversitesi , İletişim Fakültes i, Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü  Kocaeli ÖZET   Erkeklik çalışmaları   içerisinde   Connell’in hegemonik erkeklik kavramı ve postmodern erkeklik çalışmalarıyla birlikte tek bir erkeklik biçimi olmadığı, farklı erkeklik biçimlerinden söz etmek gereği üzerin de durulur. Hegemonik erkeklik kavramı, ataerkil sistemde kurulan erkeklik  biçiminin   diğer erkeklikler üzerinde hegemonya kurması ve diğer erkeklik biçimlerini ötekileştirme sini ifade eder. Bu çalışmada    Kuzey Güney  dizisindeki erkeklik temsilleri ve bu erkeklerin (erkekliklerin) birbirleriyle olan mücadelesi hegemonik erkeklik kavramı   üzerinden okunmaya çalışılmıştır.   Çalışmada şu üç soruya yanıt bulunmaya çalışılmıştır; dizideki erkek karakterler,   erkekliğin sosyalizasyon sürecini nasıl  temsil etmektedir; erkek karakterler aracılığıyla, genel olarak toplumda, özelde ise aile hayatında medya ar  acılığıyla idealize edilen erkeklik biçimi nasıldır; dizinin üç temel karakteri olan baba ve iki oğul arasındaki ilişkiye bakarak farklı erkeklik biçimleri arasındaki iktidar mücadelesi   nasıl okunabilir? Çalışmada genel olarak erkeklik kavramı ve bunun   medyada temsiline ilişkin bir tartışmayla birlikte,    bu üç soru çerçevesinde dizinin eleştirel metin  analizi  yapılmıştır.   Anatar Kelimeler:  E rkeklikliğin  temsili, hegemonik erkeklik, televizyon dizilerinde erkeklik Representation of Masculinities: The Struggle of the Hegemonic and Other Masculinities in the TV Series ‘’ Kuzey Güney’’  ABSTRACT Connell's concept of hegemonic masculinity and the postmodern masculinity studies have placed  particular emphasis on the need to think of multiple masculinities rather than a single format in the field of Men’s Studies. However, the masculinity created in the patriarchal system, establishes hegemony over the others and otherizes them. In this paper, the representations of masculinities in the TV series  Kuzey Güney  and their struggle with each other will be analysed through the concept of hegemonic masculinity. This study examines how the male characters of the series represent the socialisation process of masculinity; how the power struggle between different masculinities can be understood through the analysis of the relations between the father and his two sons; which form of    Global Media Journal: TR Edition 4 (8) Baştürk Akca & Ergül  Spring 2014 14 masculinity is idealized in the society and in the family by the media through the male characters. The study provides a discussion on the concept of masculinity in general and its representation within the media, along with the critical textual analysis of the series. Keywords : Representation of male and masculinity, hegemonic masculinity, masculinity in television series Giriş   Toplumsal cinsiye t kavramı, fa r  klı kül t ü rlerde, tarihin far  klı  anlar  ında ve   farklı c oğr  afyalarda ka dın lara ve erkeklere toplumsal olarak y ükle nen roller ve sorumluluklar  ı  ifade eder. Cinsiyetin biyolojik niteli ğ inden fa rklı ola rak ka dın  ve erke ğ in toplum iç erisindeki alg ı la nış la rını  ve o toplumun kendilerine atfetti ğ i ka dın  ve erkek olma  biçim lerini belirtir. Toplumsal cinsiyet, erkekler ve ka dın lar ara sında  cinsel farkla rın  anlamlar  ını   dü zenleyen bir toplumsal ö rg üt lenme ve il işk  iler ö r  üntüsü;  cinsiyet farkla rı dü zenidir. Sabit ve de ğiş mez do ğ al farkla rı d e ğ il, ka dın ve  erkeklerin bedensel farkla rının  toplumsal anlamla rını   inşa  eder (  Nicholson 1995’den aktaran Sancar, 2009, ss. 178-179). Illich’e göre ise t oplumsal cinsiyet, ü zerinde rollerin inşa  edildi ğ i kaza nı lm ış  bir temeldir ve sosyal yapt ırıml a rın ü retimi olarak etki leşimle  ya  pı lan dırıl ma ktadı r (1996, s. 103). K  adın ve erkek olma biçimleri, başka bir deyişle toplumsal cinsiyet rolleri ise toplumsallaşma süreci içerisinde öğrenilir ve içselleştirilir. Bu rollere direnmek, kadın ve erkeğe yüklenen davranış kalıplarının dışına çıkmak ise ötekileştirilmek, marjinalleştirilmek demektir. Toplumsal cinsiyet rollerinin öğrenildiği ve yeniden üretildiği temel araçlardan birisi medyadır. Bu nedenle önce feminist çalışmalar, daha sonra da erke k  likle ilgili çalışmalar toplumdaki kadın ve erkek rollerini kuran ve yeniden üreten bir araç olarak medyada toplumsal cinsiyetin temsili konusunu önemli bir çalışma alan ı   olarak ele almışlardır. Medyada kadının temsili, reklam metinleri, haber söylemi ve sinema gibi çeşitli medya metinleri aracılığıyla çok sayıda çalışmaya konu olmuştur. Ancak erkeklik çalışmaları alanının   yeni bir alan olmasına paralel biçimde, medya da erkeklik temsiline ilişkin çalışmaların sayısı görece daha azdır. Bu çalışmaların hem sayıca çoğaltılması, hem de farklı medya metinlerinin analizleri aracılığıyla çeşitlendirilmesi,  erkeklik rollerinin tartışılması, sorgulanması ve erkekliğe ilişkin yeni bir kurgunun oluşturulabilmesi adına önemlidir.   Ç a lışma da eleştirel erkeklik çalışmalarının kavramsal çerçevesi   içinden , genel olarak medyada erkeklik temsili, özelde ise  Kuzey Güney  isimli televizyon dizisindeki erkeklik temsillerinin analiz edilmesi a maçlamıştır.   Çalışmada, hegemonik erkeklik kavramına    Global Media Journal: TR Edition 4 (8) Baştürk Akca & Ergül  Spring 2014 15 odaklanılm akta ve farklı erkeklik biçimlerinin birbirleriyle mücadele halinde olduğunun altı çizilmektedi r. Bir toplumsal cinsiyet kategorisi olarak erkek ve erkeklik, çoğunlukla güç ve iktidar, sertlik, zorluk ve şiddetle tanımlanmış ve temsil edilmiştir.  Erkek, toplu msal yaşamda ‘ erkek olurken ’    bu tanımlama ve temsil biçimleri içerisinde kimliğini inşa ed er. Erkeklik çalışmaları, Connell’in hegemonik erkeklik kavramı ve postmodern erkeklik çalışmalarıyla  birlikte tek bir erkeklik biçimi olmadığını ve erkeklikler arasında da hegemonik erkek ve öteki/madun erkek gibi ayrımlaşmaların   söz konusu olduğunu ortaya koyar.    Kuzey Güney  dizisini n de farklı erkeklik biçimlerine   ve bunların kendi aralarındaki mücadelelerine yer vererek Türkiye toplumunda hegemonik ve öteki erkekliklere ilişkin önemli tespitler yapmamıza ola nak veren bir metin olduğu düşünülmektedir. Çalışmada dizinin başlıca karakterleri olan  baba ve iki oğlun başından geçenler ve birbirleri ile olan ilişkileri , hem erkekliğin sosyalizasyon süreci açısından, hem de Türkiye toplumundaki erkeklik haller  i açısından analiz edilmiştir. Analiz; dizideki erkek karakterler, erkekliğin sosyalizasyon sürecini nasıl temsil etmektedir; dizinin üç temel karakteri olan baba ve iki oğul arasındaki ilişkiye bakarak farklı erkeklik biçimleri arasındaki iktidar mücadelesi nasıl okunabilir  ; erkek karakterler aracılığıyla, genel olarak toplumda, özelde ise “aile hayatında medya aracılığıyla idealize edilen erkeklik biçimi nasıldır?”  s oruları üzerinden ilerleyecektir.   Erkekl ik Çalışmaları ve Hegemonik Erkeklik Erkek ve erkeklik çalışmaları,   cinsiyet temelli ayrımcılık ve sosyal yapılar konusunda geniş bir dağarcık oluşturan kadın çalışmalarının akademik çerçevesine çok şey borçludur. Başka bir ifadeyle, feminist  toplumsal cinsiyet teorisi , erkekliğe ilişkin çalışmaların    başlangıç noktasını oluşturmuş ve gündemini belirlemiştir.   Ancak, toplumsal cinsiyet ilişkilerinin yalnızca kadının ezilmişliği, baskı altına alınmışlığı üzerinden tartışılmasının , cinsiyet rollerinin ideolojik  belirlenmişliğini, karşılıklı etkileşimini ve söz konusu yapı içerisindeki iktidar ilişkilerini çözümleyebilmek için tek başına yeterli olmadığı görülmüştür   (Akca ve Tönel, 2011 , ss. 11-18). Bu nedenle modern kapitalist toplumların egemen cinsiyet rejiml eri içindeki iktidar ilişkilerini açıklayabilmek  , erkeklik deneyimlerini de anlamayı gerekli kılmıştır   (Sancar, 2009, s. 11). 1970’li yıllardan bu yana oldukça geniş bir alana yayılan erkeklik çalışmaları, toplumsal hareketlerle birlikte ilerleyen farklı yaklaşımlarla sınıflandırılmıştır  . Erkeklik çalışmalarını (ve hareketlerini) kabaca, feminist hareketin kazanımlarından dolayı erkeklerin mağdur konuma düştüğünü savunan feminizm karşıtı erkeklik hareketleri ve feminizmi    Global Media Journal: TR Edition 4 (8) Baştürk Akca & Ergül  Spring 2014 16 destekleyen, başka bir ifadeyle profeminist hareketler olarak ele almak mümkündür. Profeminist düşünce ve hareket, 1970’li yıllarda akademide eleştirel erkeklik çalışmaları alanının kurulmasına öncülük etmiştir   (Bozok, 2009, ss. 271-277). Ele ştirel erkeklik çalışmaları ise   Edwards’a göre ( 2006) üç aşamada ele alınabil ir. Birinci aşama, feminist çalışmaların ikinci dalgasına denk gelmektedir. Toplumsal cinsiyet rolü paradigması   ve sosyalizasyon sürecinin   ön plana çıktığı bu dönemde t oplumsal cinsiyet düzenin in erkekliği nasıl tanımladığı, güçlendirdiği ve kısıtladığı vurgulanmıştır    Eleştirel erkekli k çalışmalarının ikinci aşaması, 1980’li yılların ortalarında ortaya çıkar. Bu dönemde erkekliğin hakim bir erkeklik modeli ile değişmez bir öze sahip olduğu fikri terk edil meye  başlanmış ve farklı   erkeklik biçimlerinin var olduğu kabul edilmiştir  . Erkeklik çalışmalarının üçüncü dalgası, post - yapısalcı teorinin gelişiminden etkilenmiştir. Bu aşamada erkeklik çalışmaları edebiyat, kültür ve medya çalışmaları gibi alanları da içeren disiplinlerarası b ir alana taşınmıştır. 1990’lardan itibaren farklı erkeklik deneyimlerinin keşfine yö nelen çalışmaların ortak konusu, temsilin önemi ve bunun erkeklikler ve kimliklerle ilişkisi olmuştur ( aktaran Akca ve Tönel, 2011, ss.  23-26). F arklı erkeklik biçimlerinin varlığını kabul eden   ikinci dalga erkeklik çalışmalarıyla  birlikte iktidar ilişkilerinin   karmaşık anlamları ve pratiklerine ilişkin  bir sorgulama  başlatılmıştır  . Carrigan, Connell ve Lee, 1985 yılında yayınlanan ‘Toward  a New Sociology of Masculinity’ ( Yeni Bir E rkeklik Sosyolojisine Doğru) adlı makalelerinde, cinsiyet rolü kuramını eleştirerek, erkekler ve kadınlar    arasındaki ilişkinin homojen bloklar arasındaki bir cepheleşme olmadığını, bunun yerine çeşitli erkekliklerin mevcut olduğunu ileri sür  erler (s. 590). Yazarlar, erkekliğin siyasal bir düzen olarak yapılanışını anlamak açısından özellikle heteroseksüel ve eşcinsel erkekler arası ndaki iktidar ilişkiler  i üzerinden hareket etmiş ve hangi erkeklik biçimlerinin toplumsal olarak baskın,  hegemonik, madun ya da dışlanmış   olduğu sorusu ile hegemonik erkeklik kuramını   gündeme getirmişlerdir   (Carrigan, Connell, Lee, 1985, s. 552). 1   Yeni erkek(lik) çalışmalarının kurucu metinlerinden biri olarak değerlendirilen bu makalenin ardından, Connell’ın, 1987 yılında    basılan Gender and Power    (Toplumsal Cinsiyet ve İktidar) adlı kitabı, ikinci kuşağa öncülük eden ve hegemonik erkeklik üzerine  e n çok atıfta bulunulan kaynak olmuştur  . Connell, bu çalışmasında bazı erkeklerin, kadınlar ve diğer erkekler üzerindeki hakimiyetini nasıl normal ve zaruri olarak gösterebildiğini, pek çok erkek ve kadının gönüllü olarak baskı altında kalmayı neden kabul ettiğini açıklarken daha detaylı bir analizle hegemonik erkeklik kavramına başvurmuştur.    Global Media Journal: TR Edition 4 (8) Baştürk Akca & Ergül  Spring 2014 17 Gramsci’nin hegemonya görüşün den hare ket ederek geliştirilen hegemonik erkeklik kavramı, her şeyden önce farklı erkeklikler arasındaki hiyerarşik ilişkiye işaret etmektedir.   Connell’in çoklu erkeklikler tanımı , tarihin farklı dönemlerinde ve farklı kültürlerde toplumsal cinsiyetin farklı şekillerde inşa edildiğini; belirli bir kültür içinde, hatta okul ve işyeri gibi tek bir kurum içinde bile birden fazla erkeklik biçimlerinin karşımıza çıktığını anlatmaktadır (2000, s.  216). Bu farkl ı erkeklikler birbirleriyle olan hiyerarşi ve dışlama gibi i lişkilerde ortaya çıkmakta  ve g enellikle erkekliğin, cinsiyetlendirilmiş güç sisteminin merkezinde yer alan hegemonik bir biçimi bulunmaktadır. Ancak hegemonik erkeklik şeklinin   en yaygın görülen erkeklik biçimi olması gerekli değildir   (Connell, 2000, s. 217). Levy, Connell’in hegemonik erkeklik kavramının, toplumsal cinsiyet ilişkileri düzeni içindeki bir konuma, düzenin kendisine ve eril tahakkümün yeniden üretilmesine yol açan mevcut ideolojiye karşılık gelecek şekilde ele alındığını  belirtir (2007, s. 253-254). Connell,  bir konum olarak hegemonik erkekliğin belirli bir zamanda, belirli bir kültürde kabul  edilen ideal erkeklik olduğunu   ve bu hegemonik biçimin yanı sıra   işbirlikçi , madun ve dışlanmış erkekliklerin de varlığını ileri   sürmektedir. Connell, hegemonik erkekliğin    belli bir kültürde gerçekleşecek mücadeleye bağlı olarak, zamana ve mekana göre değişeceğine dikkat çekmiştir. Belirl i tarihi koşullarda yaratılan erkeklikler, farklılaşan koşullar içerisinde çatışmaya, yeniden inşa edilmeye ya da yerinden olmaya eğilimlidirler. Değişim üreten güçler toplumsal cinsiyet ilişkileri içindeki çatışmalardan ya da toplumsal cinsiyet ile diğer sosyal güçlerin etkileşimlerinden kaynaklanabilir   (Connell, 2000, s. 219). Hegemonik erkekliğin bir ideoloji olarak e le alınışı ise, ataerkinin meşrulaştırıldığı   ve devam ettirildiği savunma mekanizmasını ifade eder. İdeoloji olarak hegemonik erkeklik, insanların dünyalarını deneyimleme ve tanıma biçimlerini yapılandırır  . Öte yandan erkeklikle ilgili pek çok araştırmaya çerçeve oluşturarak yaygın bir  biçimde kullanılan   hegemonik erkeklik kavramının aldığı çeşitli eleştiriler nedeniyle son yıllarda yeniden formüle edildiğini belirtmek gerekir. Connell ve Messerschmidt, 2005 yılında yayınlanan ‘Hegemonic Masculinity: Rethinking the Concept’ (Hegemonik Erkeklik: Kavramı Yeniden Düşünmek) adlı makalelerinde, kavramla ilgili 1990’lı yılların başlarından   itibaren başlayan tartışma ve eleştirilerin    beş ana grupta toplandığını belirtir  ler. Bunlar: 1) Erkeklik kavramının  temelinin hatalı olduğu 2) Hegemonik erkeklik kavramındaki muğlaklık ve çakışma  3) Eril gücün şeyleştirilmesi 4)Erkek öznelliğinin sorunsallaştırılmasındaki teorik yetersizlik 5) Toplumsal cinsiyet kalıplarının işlevselci yaklaşımla kavranması şeklinde sıralanmıştır   (Connell ve Messerschmidt, 2005, s. 836-845).
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x