SETA-Turkiye-israil iliskilerinde kriz -Davos ve sonrasi - Ozlem Tur

of 6
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Information Report
Category:

Internet

Published:

Views: 20 | Pages: 6

Extension: PDF | Download: 0

Share
Description
SETA-Turkiye-israil iliskilerinde kriz -Davos ve sonrasi - Ozlem Tur
Tags
Transcript
   Kapak Konusu Ortadoğu    Analiz  Kasım’09 Cilt 1 - Sayı 11    İnceleme  > Abstract Turkish-Israeli relations that tensed after Israel’s Operation Cast Lead and the Davos Summit, are facing a new crisis as Turkey cancelled the international part of the Operation Anatolian  Eagle and because of the TV show named “Ayrılık-Seperation”, aired on TRT (Turkish Radio and Television). In contrary to the political crises of the past, Turkey’s messages seem to deeply effect the Israelis this time. PM Erdogan’s criticism towards the “right of self-defense against the armed attacks of Palestinian Groups” on which the Israeli people are very responsive, Israel criticisms in the TV Show “Ayrılık”, Turkey’s convergence with Iran which is the greatest enemy to Israel and the extraction of Israel from the opeartion just before PM Erdogan’s visit to Iran are rising question marks regarding the future of Turkish-Israeli relations.  TÜRKİYE-İSRAİL İLİŞKİLERİNDE KRİZ – DAVOS VE SONRASI Türkiye-İsrail ilişkilerinde Erdoğan’ın Davos’taki tavrı ile başlayan krizler, Ayrılık dizisi ve Anadolu Kartalı tatbikatı krizleriyle artarak sürmüştür. Doç. Dr. Özlem TÜR ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim ÜyesiORSAM Ortadoğu Danışmanıtur@metu.edu.tr >  35  Crisis in Turkey-Israel Relations: Davos and its Aftermath         >  36  Kapak Konusu Ortadoğu    Analiz  Kasım’09 Cilt 1 - Sayı 11 Giriş D avos Zirvesi sonrası gerilen Türk-İsrail ilişkileri 1990’ların başından bu yana en kötü dönemini geçiriyor. Önce İsrail’in Anadolu Kartalı tatbikatı dışında bırakılması, daha sonra Başbakan Erdoğan’ın Gazze ile ilgili sert açıklamaları ve TRT-1’de yayınlanan  Ayrılık   dizisinin etkileriyle birlikte Türkiye-İsrail ilişki-leri uzun zamandır olmadığı kadar kötü bir hal aldı. 1991’de ilişkilerin Büyükelçilik düzeyine çı-kartılmasıyla başlayan süreçte, özellikle 1996’da imzalanan bir dizi anlaşmayı takiben, iki ülke pek çok konuda işbirliği yapmış, önemli askeri projelere imza atmış, ticaret ve turizm alanında uzun yollar kat etmişti. Ancak 2000’lerle birlik-te bu işbirliği 90’lardaki heyecanını yitirmiş ve değişen içsel ve bölgesel dengeler ve özellikle de Türkiye’nin Arap komşularıyla yakınlaşmaya başlaması 1990’ların yakın işbirliği havasının ge-rilemesine yol açmıştı. Değişik alanlarda işbirliği sürdürülse de iki ülke ilişkilerindeki potansiyel kullanılmadan, yeni alanlarda derin işbirliğine gidilmeden var olan ilişkilerde mevcut işbirliği düzeyinin korunmasıyla yetinilmişti. Bazı yazar-lar bu durumu “normal” ve beklenir olarak ni-teleyerek, Türk-İsrail ilişkilerinin 1990’ların he- yecan ve aktifliğinden “normalleşmesine” 1  giden doğal bir süreç olarak yorumlamış, ara ara yaşa-nan siyasi krizlerin - özellikle de Türk tarafından  yapılan Filistin merkezli eleştirilerin - siyasi dü-zeyde etki yapabileceklerini ancak, ilişkilerin do-ğasını bozacak nitelikte olmadıklarını tespit et-mişlerdi. Bu süreçte Türkiye Filistin meselesinde  yaşanan gelişmelere bağlı olarak İsrail tarafına eleştiri dolu mesajlar göndermiş olsa da (örne-ğin 1999’da Başbakan Ecevit, İsrail’in ‘soykırım’  yaptığını söylemişti; 2004’te Başbakan Erdoğan İsrail’i devlet terörü yapmakla suçlamıştı) bu krizler kısa zamanda aşılmış ve ilişkiler “normal-leşmişti”. Son yaşanan gelişmelerin ardından ise bu kez ilişkilerin ne kadar “normalleşeceği” kuş-kuludur. Bu kez Türkiye’den giden mesajlar siya-si düzeyde kalmanın ötesinde İsrail toplumunu da derinden etkilemişe benziyor. İsrail halkının son derece hassas olduğu Filistinli silahlı grupla-rın saldırılarına karşı “kendini savunma hakkı”na Erdoğan’ın sözlerinde ve  Ayrılık   dizisinde yapı-lan eleştirilere ek olarak, Türkiye’nin, İsrail’in en büyük tehdit olarak gördüğü İran ile yakınlaş-ması ve Başbakanın İran ziyareti öncesi İsrail’i tatbikattan çıkartmış olması, ilişkilerin geleceği-ne dair önemli soru işaretleri oluşturuyor. Anadolu Kartalı Tatbikatının Uluslararası Boyutunun İptal Edilmesi Son kriz, düzenli olarak yapılan Anadolu Kartalı tatbikatı öncesinde yaşandı. Türkiye’nin tatbika-tın uluslararası boyutunu iptal ettiğini açıklama-sıyla İsrail dışarıda kalmış oldu. İsrailli kaynaklar, geçen kış yapılan Gazze (Dökme Kurşun) Ope-rasyonu sebebiyle İsrail’in katılımını istemediği-ni savunarak, talebin doğrudan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan geldiği iddiasında bulundu. “Türkiye’nin bizi aşağılamasına boyun eğmeye son vermeliyiz” 2  görüşü İsrail’de yankılanırken, konuyla ilgili olarak Türkiye Dışişleri Bakanlığı İsrail’i aklı selime davet ederek, şu açıklama- yı yaptı: “ 2001 yılından bu yana düzenli olarak  yapılan Anadolu Kartalı Tatbikatı, Türk Hava  Kuvvetlerinin planladığı senaryo kapsamında icra edilen uluslararası katılımlara da açık bir Türk tatbikatı olup, yılın değişik dönemlerine  yayılarak safhalar halinde gerçekleştirilmek-tedir. İlk iki safhası başarıyla gerçekleştirilen tatbikatın bu yıl 12-23 Ekim 2009 tarihlerinde  yapılması planlanan üçüncü safhasının ulusla-rarası bölümü diğer katılımcı ülkelerle bilistişare ertelenmiştir. Ancak, tatbikat milli bir faaliyet Erdoğan’ın sözlerinde ve Ayrılık dizisinde Filistin konusuna değinilmesi-ne ek olarak, Türkiye’nin, İsrail’in en büyük tehdit olarak gördüğü İran ile yakınlaşması ve Başbakanın İran ziyareti öncesi İsrail’i tatbikattan çıkart-mış olması, Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceğine dair önemli soru işaret-leri oluşturuyor.  >  37   Kapak Konusu Ortadoğu    Analiz  Kasım’09 Cilt 1 - Sayı 11 olarak icra edilmektedir. Keyfiyet esasen Genel-kurmay Başkanlığımızın internet sitesinden de kamuoyuna duyurulmuştur. Dolayısıyla, tatbi-katın uluslararası bölümünün ertelenmesinden  siyasi bir anlam ve sonuç çıkartılması doğru de- ğildir. ” 3  Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi olay İsrail tarafından tamamen siyasi bir manevra olarak algılanmıştır. İzleyen dönemde, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve Başbakan Erdoğan tarafın-dan da bu algıyı doğrular nitelikte, açıklamalar gelmiştir. Ahmet Davutoğlu, yaptığı açıklamada İsrail’in neden tatbikattan dışlandığını anlatır-ken “ Gazze’deki durumun iyileşeceğini, yeniden diplomatik yollara gireceğini umuyoruz. Bu, Türk-İsrailli ilişkilerinde de yeni bir atmosfer  yaratacak. Ancak mevcut durumda elbette ki bu  yaklaşımı, İsrail’in yaklaşımını eleştiriyoruz  ” de-miştir. 4  Başbakan Erdoğan da, Anadolu Kartalı Tatbikatı’nın uluslararası bölümünün iptal edil-mesi ve sonrasında İsrail’le yaşanan gerginlikle ilgili olarak “… her siyasi iktidarın kendi ülke- sindeki kamuoyunun yaklaşımlarını, halkının taleplerini göz önünde bulundurma mecburiyeti vardır. Bakın, mecburiyeti vardır diyorum. Ben halkımın taleplerini bir kenara koyamam; halkı-mın talebi bu istikamettedir. Daha önce verilen  Anadolu Kartalı tatbikatına uluslararası katılımın iptal edilmesi Türkiye-İsrail ilişkilerinin askeri boyutunu zora sokmuştur.         >  38  Kapak Konusu Ortadoğu    Analiz  Kasım’09 Cilt 1 - Sayı 11 eğitim çalışmalarıyla ilgili konuda bile bu has- sasiyeti gösterdiler  ” şeklinde bir açıklama yap-mıştır. 5  İsrail basınında ve kamuoyunda bu kriz üzerine, ülkenin Türkiye’nin eleştirileri ve ağır sözleri karşısında sürekli alttan alan ve boyun eğen taraf olmaktan sıkıldığı tekrarlanmaya baş-lanmıştır. 6 Krizin bu aşaması iki nedenle önemlidir ve uzun dönemli etkileri olabilir. Birincisi, askeri anlam-da ilişkilerin bozulmasının yaratacağı etkiler-dir. İkincisi ise Türkiye’nin bu davranışının İran ile yakınlaşmasıyla ilgili olduğu düşüncesinin İsrail’de yarattığı rahatsızlıktır. Birinci nedene geri dönecek olursak, bilindiği gibi başından beri ikili ilişkilerin gelişmesinde askeri boyut son derece önemlidir. Pek çok yazara göre ilişkileri başlatan, oluşturan, geliştiren hep askeri boyut-tu. Şimdiye kadar da siyasi boyutta problemler  yaşansa da askeri boyut genelde bundan etkilen-meden ilerlemekte ve ilişkileri sağlam tutmak-taydı. İsrail’in tatbikat dışı bırakılması, ilişkilerin bu boyutunun siyasi boyutundan ayrılamayacak duruma geldiğini göstermesi açısından önemli-dir ve uzun dönemli etki yapabilecek niteliktedir. İkinci nokta ise, İsrail’in tatbikat dışı bırakılma-sının Başbakan Erdoğan’ın İran gezisi öncesine rastlamış olması ve ‘İran’a dostluk mesajı ver-mek uğruna İsrail’den vazgeçildiği’ anlayışının doğmuş olmasıdır. 7  Bilindiği gibi İran, İsrail için büyük bir tehdit unsurudur ve İsrail politikası bu ülkenin nükleer silah üretmesinin engellen-mesine odaklanmıştır. Daha önceki yıllarda, ör-neğin 2006 Lübnan Savaşı’nda olduğu gibi, İsrail İran’a dolaylı olarak gözdağı vermiş, Hizbullah üzerinden İran’ı durdurmaya çalışmıştır. Hatta 2008 yılında İsrail’in İran’ı her an vurabileceği  yolunda güçlü tahminler duyulmaya başlanmış, İran tehdidi İsrail gazetelerinin ve güncel tartış-maların bir numaralı gündemi haline gelmiştir. Türkiye’nin İran ile bölgede yakınlaşması İsrail için büyük endişe yaratmıştır. Türkiye’nin son dönemde Suriye ve Irak’la yakınlaşması da bu çerçevede değerlendirildiğinde önem kazan-maktadır. Daha önceki yıllarda “hiçbir ülkeyle  yakınlaşmamız bir başkasının pahasına değil-dir” şeklinde açıklama yapan hükümetten bu sefer böyle bir açıklama gelmemiştir. Tatbikatın Türk hava sahası içinde ancak, Suriye-Irak-Iran sınırlarına yakın bölgelerde yapılacak olmasının, İsrail’in bu alanda gözlem yapabilmesi ve İran ile ilgili kurgulanabilecek olası bir müdahale için tecrübe kazanması açısından önemli olduğu dü-şünülebilir. Türkiye’nin tam da Başbakan’ın İran  ve Irak ziyaretleri öncesinde İsrail uçaklarını Türk hava sahasında ağırlamak istememiş olma-sı önemlidir. Gelişme, bu şekliyle İsrail için çok anlamlıdır. Ayrılık Dizisi ve Filistin Meselesi Tatbikatla baş gösteren kriz sona ermeden TRT-1’de yayınlanan  Ayrılık   adlı dizi İsrail’de büyük  yankı yapmış ve halkın sert tepkisine neden olmuştur. 13 Ekim 2009’da gösterilen dizide Erdoğan’ın Davos zirvesinde Şimon Peres’e söy-lediği “One Minute” sözünün gösterildiği sah-nelerde, İsrail askerleri Filistinli babanın eliyle  yukarıya kaldırdığı bebeğe ateş ederken gösteri-liyordu. Dizinin yapımcısı, “altını çizerek söylü- yorum Yahudilerin, Filistinlilerin veya Türklerin herhangi bir anlamda kötülenmesi söz konusu değildir” 8  dese de dizinin yayımlanmasının ar-dından İsrail kamuoyu ayağa kalkmıştır. Yediot  Ahranot   gazetesinin haber sitesi Ynet  ’de “trav-maya neden olduğu” söylenen dizinin “çocukla-rın üzerine bilinçli olarak ateş eden, Gazzelileri idam mangalarının önüne diken, sivillere ateş eden kana susamış askerler” olarak gösterildiği ifade edilmiştir. 9  İsrail televizyonu Kanal 2’nin, “en üst düzeyde provokasyon içerdiğini ve ger-çeklere aykırı olduğunu” söylediği diziyi, “İsrail  ve Yahudi düşmanlığı tesis etmeye yönelik” ola- İran tehdidinin İsrail gazetelerinin ve güncel tartışmaların bir numaralı gündemi haline geldiği bu günlerde Türkiye’nin İran ile bölgede yakın-laşması ve Anadolu Kartalı tatbikatına uluslararası katılımın iptal edilmesi İsrail için büyük endişe yaratmıştır.  >  39  Kapak Konusu Ortadoğu    Analiz  Kasım’09 Cilt 1 - Sayı 11 rak nitelemiştir. 10  İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, “ bu ciddi bir provokasyondur ve ayrıca devlet desteğiyle yapılmıştır. Gerçekle il- gisi olmayan ve İsrailli askerleri barbar katiller olarak gösteren bir dizinin düşman devletlerce bile yayınlanması yakışık almaz. İsrail’le diplo-matik ilişkileri olan Türkiye’de yayınlanması ise manidar ve üzücüdür  ” açıklamasını yapmıştır. 11  İsrail’in Ankara Büyükelçisi, “  Filistinlileri öldü-renler olarak gösterilen aynı askerlerin 10 yıl önce Kocaeli’deki depremde Türk halkına yar-dım elini uzattığını unutmamak lazım. Böyle bir nefret, özellikle de devletin bir yayın kurulundan nasıl gelebilir bunu anlayabilmiş değiliz  ” diye-rek olayla ilgili hayal kırıklığını yansıtmıştır. 12  “Suriye gibi karanlık ülkelerin yaptığı provokatif  ve Yahudi düşmanı yayınlarlara eşdeğer” olduğu söylenen dizi İsrail halkının da tepkisine neden olmuş, Türkiye ile ilişkilerin sorgulanmasını be-raberinde getirmiştir. 13  Dizinin etkileri sürerken, Filistin meselesine karşı duyulan hassasiyet, bir başka olayla da kendini göstermiştir. Erdoğan’ın İstanbul Con-rad Oteli’ndeki Akdeniz Parlamenterler Asamb-lesi Genel Kurulu’nun açılışından sonra yanına gelen İsrailli Parlamentere de Filistin meselesi konusundaki endişelerini dile getirdiği görül-mektedir. Parlamenterin “onlar da çocukları öldürüyor” demesi üzerine, Erdoğan’ın “ Onlar da öldürüyor, ne kadar öldürüyor, siz ne kadar öldürüyorsunuz? Bunlar savunmasız insanlar.  Kullandığınız fosforlu bombalar. Yani Filistin’in  savunma noktasında gücü nedir, diğerlerinin,  İsrail’in savunma imkanı, gücü nedir? Bugün  İsrail’in dünyada farklı bir yeri var. İsrail dün- yada nükleer silahı olan ülke konumunda. Ben bunu gizleyeyim mi?... Gerçek neyse onu söyle-mek zorundayım ” cevabını vermiştir. 14 Şimdiye kadar Türkiye’den üst düzey yetkilile-rin İsrail’e karşı verdikleri mesajlar İsrail’de daha çok Türkiye’nin iç siyasetine ve kamuoyuna yö-nelik algılanmış, ilişkilerin toplumlar düzeyinde bozulmasının ve bu olaylardan etkilenmesinin zor olduğunun altı çizilmiştir. Ancak bu geliş-melerden sonra toplumsal düzeyde de ilişkilerde etkilenme görüldüğünden, İsrail toplumunun “büyük bir hayal kırıklığı” yaşadığından bahse-dilebilir. Bilindiği gibi geleneksel olarak Filistin meselesi ikili ilişkilerin temel noktalarından bi-risi olmuştur. Aslında Türkiye-İsrail ilişkilerinde 1990’lardaki yakınlaşma da İsrail-Filistin ilişkile-rinde barış söyleminin baskın olduğu, Oslo süre-ci içinde başlamış ve şekillenmiştir. Filistin me-selesinde sorunlar yaşandıkça, Türkiye ile İsrail ilişkileri de gerginleşmiş fakat her defasında kısa zaman içinde toparlanmıştır. Ancak son dönem-de, Davos’la birlikte başlayan süreçte ikili ilişki-ler, yine direkt olarak iki ülke arasında olmayan bu nedenle, Filistin meselesi nedeniyle, kırılma noktasına gelmiştir. Türkiye’den en üst düzeyde seslendirilen İsrail politikasını eleştiren fikirler “vicdani sorumluluk” ve hassasiyetlere bağlansa da bu durum İsrail’de gitgide İsrail’in varlığına karşı duruş ve düşmanlarına destek olarak algı-lanmaya başlanmıştır. Bilindiği gibi İsrail dış politikası ve temel strate- jik düşüncesi, ülkenin düşmanlarla çevrili oldu-ğu, bu nedenle sürekli kendini savunmak zorun-da bırakıldığı noktasından hareket etmektedir. Mümkün oldukça kendisine saldırı yapılmadan önce düşmanını yok etme taktiğini uygulayan İsrail, bu noktadan hareketle topraklarının yete-rince büyük olmamasından dolayı stratejik de-rinlikten yoksun olduğu verisiyle pozisyon alır ve tehdit algıladığı durumlarda tehdidi, kaynağında (yani başka topraklarda) bitirmeye odaklanır. Bu durum yaşanan son savaş/operasyonlarda da görülmüştür. Yukarıda özetlenen tutuma göre, gerek 2006 Lübnan Savaşı, gerekse Gazze’ye yö-nelik Dökme Kurşun Operasyonu İsrail askerle-rinin kaçırılması sonucunda kendini savunduğu, “düşman” topraklarda kendisine yönelik saldırı-ları bir daha gerçekleşemeyecek şekilde yok et-mek üzere giriştiği savunma savaşlarıdır. İsrail’e göre bu nedenle bunlar nefsi müdafaaya yönelik haklı savaşlardır. İsrail’in, Türkiye’den varlığına  yönelik tehditlere karşı mücadelesinde sert mu-halefetle karşılaşması, İsrail’in kendini savunma hakkının ve hatta varlığının da sorgulanması ola-rak algılanabilmektedir. Bu gelişme ikili ilişkiler bakımından son derece sıkıntılı bir durumdur.Türkiye’de en üst düzeyden yapılan sert çıkış-lar ikili ilişkileri zora sokmuş görünmektedir. Türkiye’nin arabulucu rolü oynamak istediğini
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x