SÖZLÜ KÜLTÜR MALZEMESİ OLARAK TÜRKÇEDE ASKERLİK JARGONU, MİLLİ FOLKLOR, CİLT/VOLUME/TOME : 11, YIL/YEAR/ANNÉE : 22, SAYI/NUMBER/NOMBRE : 88, SAYFA : 112-125

Please download to get full document.

View again

of 14
All materials on our website are shared by users. If you have any questions about copyright issues, please report us to resolve them. We are always happy to assist you.
Similar Documents
Information Report
Category:

Career

Published:

Views: 32 | Pages: 14

Extension: PDF | Download: 0

Share
Description
Turkish language has a military jargon as in every language. This jargon has been shaped for a very long time and virtually being transformed from generation to generation, once reached a certain age it reveals itself as a different language
Tags
Transcript
  112 http://www.millifolklor.com 1. Giriş Halkın sözlü kültür örneklerinekimi zaman cönk, divan, sözlük gibi ya - zılı eserlerde; kimi zaman da halkın ha - fızasında yaşayıp dilden dile dolaşırkenrastlanır. Halkın yazıya geçirilmemişsözlü ürünleri atasözü, mani, destangibi edebî değeri olan ürünler olabileceğigibi; argo, küfür gibi alenen kullanılma - ması gereken edebî değeri düşük ürün - ler de olabilmektedir. Bu çalışmada butür ürünlerden olan jargonun askerlik - te kullanılışı işlenip, askerlik göreviniyaptığım birlikten 1 derlenen malzemelerkarşılaştırmalı olarak verilecek ve as - kerlik jargonu hakkında veriler üzerin - den değerlendirmeler yapılacaktır. Jargon kavramı bazı kaynaklar - da argo ile, argo kavramı da küfür ilekarıştırılmaktadır. Tüm dillerde olduğugibi Türkçede de hemen her alanda kul - lanılan; edebî eser (İnci, 2000: 601-608),fıkra (Özcan, 2004: 549-558), sinema(Aydın, 2006: 90-92) gibi birbiriyle ilgiliancak farklı alanlarda örneklerine rast - lanan argo için Türkçe Sözlük ’te “Heryerde ve her zaman kullanılmayan veyakullanılmaması gereken, çoklukla eği -  SÖZLÜ KÜLTÜR MALZEMESİ OLARAKTÜRKÇEDE ASKERLİK JARGONU Military Jargon in Turkish As Oral Cultural Materials Hüseyin YILDIZ* ÖZ Türkçe her dilde olduğu gibi bir askerî jargona sahiptir. Bu jargon, askerlerin askeriyeye katılış zama - nına göre sınıflandırılmış olup, uzun zamandan beri kullanılmaktadır ve adeta nesilden nesile geçen, belliyaşa gelince de erkeklerin bizzat şahit olduğu bir farklı dil olarak kendini göstermektedir. İçinde kısaltma,tamlama, birleşik fiil, ikileme gibi dilin her unsurundan öğeler bulunan bu jargon; kapalı ve sınırlı bir bölgeolan askeriyede toplumdan soyutlanan askerlerin kendi aralarındaki gizli iletişimi sağlamaktadır. Askerlik jargonunu inceleyen bu çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm, jargonla ilgili bilgilerin verildiği ve ilgi - li terimlerle karşılaştırmaların yapıldığı giriş bölümü; ikinci bölüm askerlik görevi yaptığım birlikten derlenenmalzemenin, Filiz Bingölçe’nin  Asker Argosu Sözlüğü ile karşılaştırılarak, isimler, fiiller ve kalıp cümlelerbaşlıkları altında tasnif edildiği veri bölümü; üçüncü bölüm ise bu verilerle ilgili değerlendirmelerin yapıldığısonuç bölümüdür. Amaç, Türkiye Türkçesinin askerlik jargonuna katkıda bulunmak ve bu jargonun birliktenbirliğe değişen söz varlığıyla ilgili tespitleri ortaya koymaktır. Böylelikle benzer çalışmalara bir örnek oluştu - rulmuş ve Türkiye Türkçesinin farklı bir yönü ele alınmış olunacaktır.  Anahtar Kelimeler Türkçe, asker, askerlik, jargon  ABSTRACT Turkish language has a military jargon as in every language. This jargon has been shaped for a verylong time and virtually being transformed from generation to generation, once reached a certain age it revealsitself as a different language witnessed by men. It includes abbreviations, determinative groups, compoundverbs and duplicated words which provide a characteristic way of communication isolated from the society.This study is composed of three parts. First part is an introduction which gives basic information about the jargon and related words. Second part includes a comparison of words collected at whichever military serviceand Filiz Bingölçe’s “Asker Argosu Sözlüğü” and a classification of nouns, verbs and commonly used sentences.Third part is a conclusion in which the collected data is evaluated. The main purpose of this study is to pointon the Turkish military jargon and the evaluate the characteristics of it. In this way an example will be set forsimilar works and a different side of Turkey Turkish will be handled. Key Words Turkish, soldier, military, jargon* Gazi Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Arş. Gör., hy_turkbilimci@yahoo.com  Millî Folklor, 2010, Y›l 22, Say› 88 http://www.millifolklor.com 113 timsiz kişilerin söylediği söz veya deyim;kullanılan ortak dilden ayrı olarak aynımeslek veya topluluktaki insanların kul - landığı özel dil veya söz dağarcığı, jar - gon; serserilerin, külhanbeylerinin kul - landığı söz veya deyim. (TDK)” tanımıyapılır. Ötüken Türkçe Sözlük’te bunabenzer tanımların yanında lisan-ı era -zil , lisan-ı hezele , kayış dili (ÖTS) ifa - delerinin de geçtiği argo kelimelerin birkısmı için günümüz sözlüklerinde arg. (argo), kalan kısmı içinse tkz. (teklifsizkonuşmada),  kaba (kaba konuşmada), hkr . (hakaret yollu), hlk . (halk ağzın - da, halk dilinde) kısaltmaları (Ersoylu,2004: 13) yer almaktadır. Türkçedekiargo üzerine ilk çalışmaları yapanlar - dan olan, Türk Argosu ’nun yazarı   Ferit Devellioğlu özel diller zümresindensaydığı argonun genel dilin kelimelerinebazı özellikler verip özel kelimeler kata - rak elde edildiğini; cemiyette muayyenbir gruba veya içtimai bir sınıfa mahsusolan ve umumi dilin koynunda tufeyli birkelime hazinesine malik bulunan konuş - ma sistemlerine argo adı verildiğini (De - vellioğlu, 1945: 3) belirtir.  Büyük Argo Sözlüğü ’nün yazarı Hulki Aktunç ’agöreyse argo tanımı, “alan argosu”nuntanımından bağımsız yapılamaz.  Alan argosu nu “Kendi sosyal çevreleriyle sı - nırlı yaşayan ve genel olarak toplumun,özel olarak da içinde bulundukları top - luluğun geri kalan kesiminden ayrılmakve / ya da korunmak isteyen, yaşamaortam ve biçimleri birbirine yakın kişi - lerce yaratılıp benimsenmiş sözcükler,deyimler bütünü; bu sözcükler bütününedayalı konuşma biçimi.” şeklinde açık - layan Aktunç, genel argo için de “Alanargolarındaki sözcük dağarcığının, za - man içinde oluşturduğu toplam sözcükve deyim dağarcığı ile bu dağarcığa da - yalı konuşma biçimi.” (Aktunç,   2006: 16)bilgisini verir.  Dîvânü Lugati’t-Türk ’ten beri Türk - çede örneklerine rastlanan (Aktunç,2008: 18) ve hakkında ilk çalışmayı A.Fikri’nin Lügat-i Garibe adıyla 1307yılında İstanbul’da (Çifçi, 2006: 298)yaptığı argo zamanla “dilin gizli örgütü”olmuş ve özellikle diyaloğa dayalı halkedebiyatı ürünlerinde yaşayarak varlı - ğını günümüze değin sürdüregelmiştir(Özcan, 2004: 549-558). Argo, hem ken - di iletisi üzerine yoğunlaşan, hem de dışgerçekliğe gönderme yapan bir halk ürü - nü olarak sözlü edebiyat ürünü görünü - müne bürünmekte (Terzioğlu, 2006: 104);yapma bir dil olmakla beraber, toplum - sal yaşama alanlarında önemli orandaağızlardan, yerel özelliklerden materyalalıp yapısını bunlara göre şekillendirenbir dil olarak doğal dillerden sayılmakta - dır (Çifçi, 2006: 297-299). “Argo” kelime - si dilimize girmeden evvel, “ külhanbeyi ağzı ”, “ tulumbacı ağzı ”, “ ayak takımıağzı ” olarak ifade edilen bu konuşmatürü (İnci, 2000: 602) temelde mecazadayalıdır ve argoyu kullananlar, keli - me almada, icat etmede ve mevcut dilinkelimelerini bozmada oldukça serbestdavranırlar. Edebî dildeki kelimelerindeğiştirilmesiyle ya da alıntı kelimeler - le oluşan; bir dilin lehçesinde (Şiraliyev,1967: 127-141) veya bir lehçenin ağzında(Taş, 2001: 70-77) ayrı olarak buluna - bilen, son zamanlarda sosyolekt terimiile adlandırılan ve bir toplumda insanınbulunduğu sosyal konuma göre belirle - nen özel dillerden argonun (Taş, 2001:70) kullanım alanı toplumun genelindezannedildiği gibi yalnız erkeklerle sınırlıolmayıp, kadınlar arasında da eskidenberi (Kocaer, 2006: 98) kullanılagelmek - tedir. Hulki Aktunç argoyu suç dünyası,kapalı dünyalar, azınlık dünyası, cinseldünya, alışveriş dünyası ve spor dünyasışeklinde altı öbekte ve bunların altındayer alan 18 alanda (Aktunç, 2008: 11) in -  Millî Folklor, 2010, Y›l 22, Say› 88 114 http://www.millifolklor.com celer. Asker (kışla) argosu ise bunlardankapalı dünyalar başlığı altında 8. sıradageçer.Karşıladıkları anlamlardan ötürü,edebî dilde kullanılmayan ve halk di - linde varlığını sürdüren argo, küfür gibiürünlerin yanında; aslında bu ikisiyleilişkili olan fakat bunlardan farklı ola - rak mesleki bir gruba hitap eden jargonuda unutmamak gerekir.Söz varlığı ve yapısı bakımındanargoyla benzerlikleri olan, “Dar bir top - luluğa özgü dil (TDK).” ve “Bir meslekgrubunun özel dili” (ÖTS) anlamlarınıkarşılayan “  jargon ” terimi; etimolojikolarak “gevezelik etme, cıvıldama, an - lamsız konuşma vb.” anlamlarındakiOrta İngilizce iargo(u)n, girgoun, gargo-un ; Eski Fransızca  jargoun, gergon, gar- gon ; İtalyanca  gergo, gergoone ; İspanyol - ca  jerga, gerigonza, girgonz ve Portekizce  giria, geringonça kelimelerine bağlan - makta (Onions, 1978: 492), tarih olarakda 1340’a kadar (et) gitmektedir. FeritDevellioğlu’nun “Tecrit edilmiş coğrafibir bölgenin bozuk lehçesi, bazen de birsınıfın veya mesleğin umumca anlaşıl - maz dil bozuntusu” olarak tanımlayarak Yahudi jargonu, artist jargonu örnekle - rini verdiği (Devellioğlu, 1945: 4) ve za - manla dilencilerin, kumarbazların, hır - sızların, çetelerin dili haline gelen, birşeyleri gizli tutmak isteyen hemen hergrubun kendine özgü kodlarından olu - şan şifreli dillerini karşılayan terim; 18.yüzyılın başlarından itibaren özel mes - lekler için de kullanılır ve sonunda deği - şik dil gruplarının kendi aralarında iliş - ki sağlamada kullandıkları bir dil olan lingua franca anlamını kazanır (Burke,2004:185-186).Toplumsal yaşama alanlarında kül - türleme sonucu oluşmuş, mecazî iletişimihtiyacından kaynaklanan bir dil olan argo (Çiftçi, 2006: 298) ile hakaret ve ba - yağılık içeren küfür kavramlarının çoğuzaman ülkemizde birbirine karıştırıldığıgörülür. Kerime Üstünova’nın üniversi - te öğrencileri arasında yaptığı anket ça - lışmasında öğrencilerin argonun sınırla - rını kesin olarak çizemedikleri; çoğununkargış, küfür, kaba saba sözler ile halksöyleyişleri gibi estetikten yoksun söy - lemleri argoyla karıştırdığı; argoya karşıolduğu halde, konuşma dilinde argodanyararlandığının farkında olmayanlarınsayısının oldukça fazla olduğu (Üstüno - va, 2001: 697) tespit edilmiştir. Ayrıcaöğrencilerin, öğretmenlerin ve benzergrupların oluşturdukları argo, masumniyetli olup mecaz iletişim ihtiyacındankaynaklanmaktadır. (Çifçi, 2006: 300).Türk halk kültüründe argo ile  jar-gon arasındaki fark dikkate alınmadığıiçin; futbol argosu, doktor argosu gibiyanlış adlandırmalar olabilmesi, birdiğer husustur. Nitekim argo, meslekîveya sosyal bir grup müştereğine bağ - lı olarak ortaya çıkan konuşmalık birhalkbilimi türü olup, bu söz konusu ko - nuşma gruplarının özel kelime hazine - lerinden ortaya çıkar ve gruba has ola - rak kaldığı müddetçe “jargon”; belli birgrubun malı olmaktan çıkıp genel sirkü - lasyona geçtiği zamansa “argo” olarakadlandırılır (Çobanoğlu, 2005: 234-235).Nuri Bilgin Sosyal Psikoloji Sözlüğü ’nün“  jargon ” maddesinde, “Argo ve jargon,bir dilin içerisinde aynı şeye gönderen,aynı şey hakkında pek çok niteleme veyaadlandırma sözcüğünün bulunduğunugöstermektedir. Bu tür diller genellikle,sosyal normların yasakladığı alanlarda(cinsel, dinsel, ideolojik, vb.) daha çokortaya çıkmaktadır. Sosyal normlar birtabu karakterine yaklaştığında jargon - ların bir bakıma ‘batınî’ bir dil niteliğineyaklaştığı görülmektedir. (Bilgin, 2003:177-78; Tüzin, 2006: 107’den)” bilgisiniverdiği ve günümüzde kolej öğrencileri  Millî Folklor, 2010, Y›l 22, Say› 88 http://www.millifolklor.com 115 (Alp, 2006: 6-10) doktorlar (Metin, 2006:34-38), askerler (Tunç, 2008: 105-108)gibi hemen her alanda örnekleri bulu - nan jargon, dil-kod ilişkisi bağlamındadüşünülebilir (Aygün, 2006: 12).“  Halk Kimdir ” başlıklı makalesin - de halkı “en azından meslek, veya dingibi ortak bir faktörü paylaşan herhangibir insan grubu” olarak tanımlayan vebu grubun kendisine ait olduğunu ka - bul ettiği bazı geleneklere sahip olduğu(Dundes, 2003: 10).” bilgisini veren AlanDundes; Utley’in “sözlü olarak aktarı - lan edebiyat” (Utley, 2005: 21) şeklindetanımladığı folklor için uzunca bir listevererek tüm bu malzemeler ile bunlarınaçıklamasını yapar (Dundes, 2005: 19-20). Bu tanımlardan hareketle ortak biramaç için bir araya gelen ve diğer mes - leklere nazaran kesintisiz daha uzunsüre birlikte yaşayan askerleri halk;folklorun bir parçası olan halk dilindekullanılan jargonu da folklorik malze - me olarak kabul edebilir ve bu amaçlaaskerlik jargonu gibi halkbilimsel bir ça - lışma da yapılabilir. Konuyla ilgili FilizBingölçe’nin, er ve erbaşın ürettiği dilve ritüellerin yanı sıra askerî okul öğ - rencilerinin argosu ile profesyonel asker jargonuna karışık olarak yer verdiği  As-  kerlik Argosu Sözlüğü adlı bir çalışma - sı (Bingölçe, 2005) ve bu çalışmayı esasalan Gökhan Tunç’un  Askerliğe İlişkin Argo İfadelerdeki Metaforik Yapı baş - lıklı, akrabalık (dede, torun vb.), ölüm(mezar, kabir vb.) gibi metaforları in - celediği bir makalesi bulunmaktadır(Tunç, 2008: 105-108). Marmara Üniver - sitesi Türkiyat Araştırma ve UygulamaMerkezi tarafından 2-3 Aralık 1999’dadüzenlenen “Argo” toplantısında sunu - lan bildirilerden oluşan “Türk Kültürün - de Argo” adlı eserdeki, Nesrin Yıldız’ın  Askeri Okul Argosu başlıklı çalışmasın - da (Yıldız, 2002) ise, Tuzla Deniz HarpOkulu öğrencilerinden derlenen 95 sözkullanılmıştır (Arslan, 2004: 313).Türk toplumunda peygamber ocağısayılan askere gitmek, hem mukaddesbir vazife hem de vatanî bir borçtur.Halk bu vazifeyi yerine getirmeyi birzorunluluk olarak görmez ve bu sebepleasker uğurlama törenleri, asker düğün - leri, kına yakma ritüelleri gibi gelenek - leri sürdürür. Askerlikte gazilik, şehitlikgibi dinî makamların bulunması, silaharkadaşlığının uzun yıllar devam etmesive askerlik sonrası anlatılar, toplumunaskerliğe bakışını belli eder niteliktedir.Halk tabiri ile “adam” olmanın gereğiolan askerlik, bu yönüyle işlevsel olarakson derece önemsenmektedir. AskerliğiTürk toplumundaki diğer erginlenmedönemlerinden ayıran en önemli özelliğiise, birey hayatında bir kırılma meyda - na getirmiş olmasıdır. Toplumdan ta - mamen soyutlanmış, emir komuta zin - ciri içerisinde geçen bir süre, her türlükişisel ihtiyacını, önceden belirlenmişzaman dilimleri içerisinde gerçekleştir - me gibi onlarca özelliği ile sivil hayattansoyutlanan bireyin hayatında derin izlerbırakır (Mormenekşe, 2007: 56) ve belkide bu sayede, askerler kendi aralarındafarklı bir kültür, farklı bir dil oluştur - ma yoluna giderler. Kullanıcı grubuntamamen erkeklerden oluşması, yanihemcinsler arasında kullanılmasıysa budilin rahatça konuşulmasına ve hızlı ya - yılmasına yol açmıştır. 2   2. Veri  Askerlikte kullanılan jargona dairsöz konusu malzeme, askerlik çağınagelmiş ve devletin askerî kurumlarınınbelirlediği sisteme göre Türkiye’nin herbölgesinden, askerlik görevini yap- tığım birliğe vatanî görevini yapmaküzere gelen 20 yaş üstü genç erkekler - den, Aralık 2008-Mayıs 2009 ayları ara -  Millî Folklor, 2010, Y›l 22, Say› 88 116 http://www.millifolklor.com sında derlenmiştir. Üniversite mezunukısa dönem askerler ayrı tutulduğunda,ilgili bölgedeki askerlerden çoğununilköğretim mezunu olduğu, çok azınınliseyi bitirdiği, bir o kadarının da Türk - çe okuma-yazmayı bilmediği gözlem - lenmiştir; okuma-yazma bilmeyenlerlekonuşunca Türkçeyi yalnızca konuşanve okuyup yazamayan askerlerin tama - mının Türkiye coğrafyasının doğusundakalan Van, Ağrı, Diyarbakır gibi vilayet - lerden olduğu bilgisi edinilmiştir. Birlikteki askerlerin, diğer askerîbirliklerdeki gibi, kendi aralarında ileti - şim kurarken kullandıkları ayrı bir dilolduğu, böylelikle de bir askerî jargonoluşturdukları gözlenmiştir. Özellikleaskerler arasındaki kıdemin belirleyiciolduğu bu dil, askerler arası vazifelerhakkında da ipucu verir niteliktedir.Söz gelimi askerler arasında kullanılan“hoca” hitabı, üniversite mezunu, kısadönem askerleri; “mehtap” kelimesi iznegidilecek günü, “şafak” kelimesi de ter - his olunacak günü karşılamaktadır.Bir asker diğerine “torun” ifadesiylesesleniyorsa, bu ifade seslenen kişininseslendiği kişiden iki dönem önce asker - liğe başladığını bildirir. Bir askerin birbaşka asker için “albay” unvanını kul - lanması, bahsedilen askerin askere geçyaşta gelmesini ya da kendini üst rütbelikomutanların yerine koyarak kibirli dav - ranmasını ifade eder. Eğer iki askerindiyaloğunda “sana yedi gün borum var”gibi bir cümle geçmişse, cümleyi kuranaskerin diğerinden yedi gün önce terhisolacağı anlaşılmalıdır. Bir asker, arka - daşlarına “şafak doğan güneş” ifadesinikullanırsa, bu ifade o askerin ertesi günterhis olacağı anlamına gelir.Örneklerde de görüldüğü gibi as - kerlerin kendi aralarında kullandıkları“albay, hoca, mehtap, torun” gibi ke - limeler ile “ana yedi gün borum var.”,“şafak doğan güneş” gibi ifadeler; ancakbu ifadelerin genel dilden farklı olarakkastettikleri anlam bilinirse anlaşılırolabilmektedir. Benzetme, mecaz gibitürlü sanatların da yardımıyla yeni biranlam kazanan bu ifadeler, askerî birlikgibi belirli bir alanda kullanıldığı için biraskerlik jargonu oluşmasını sağlamıştır.Türkiye’de askerlik vazifesini yap - mış olan hemen herkesin askerliği süre - since kullanımına şahit olduğu bir özel - lik taşıyan bu jargon; askerî birliklere(  kara, deniz, hava, jandarma vb. ) ve bubirliklerin sınıflarına (  piyade, komando, muhabere, istihkam vb. ) göre temeldeortak olmak kaydıyla kısmen farklı sözvarlıklarına da sahip olabilmektedir. Bubakımdan çalışmada Filiz Bingölçe’nin  Asker Argosu Sözlüğü ile karşılaştırma - lar da yapılmış 3 , böylelikle de farklılık - ların görülerek askerlik jargonunun sözvarlığına dair verilerin sunulması amaç - lanmıştır.Derlenen malzeme “kelimeler” ve“kalıp cümleler” olmak üzere iki ana baş - lıkta; “kelimeler” bölümü de “isimler” ve“fiiller” alt başlıklarında incelenmiştir.Buradaki kelimeler kavram veya eylemolarak geçmekte ve her şekilde kullanı - labilmekteyken, kalıp cümleler yalnızcamuhatabına yönelik bir niyet dahilinde,diyalog içinde kullanılabilmektedirler . 2.1. Kelimeler 2.1.1. İsimleracemi*:  Askerlik vazifesine yenibaşlamış kimse. alaycı:  Alaydaki sorumlu en üstrütbeli komutan. albay: İlerlemiş yaşta askere gidenveya kendisini üst rütbeli komutan zan - neden asker. alçak sürünme:  Yere iyice yapışa - rak ilerleme. alt devre / alt tertip: Diğerlerinegöre, askerliğe sonra başlayan asker.
Recommended
View more...
We Need Your Support
Thank you for visiting our website and your interest in our free products and services. We are nonprofit website to share and download documents. To the running of this website, we need your help to support us.

Thanks to everyone for your continued support.

No, Thanks
SAVE OUR EARTH

We need your sign to support Project to invent "SMART AND CONTROLLABLE REFLECTIVE BALLOONS" to cover the Sun and Save Our Earth.

More details...

Sign Now!

We are very appreciated for your Prompt Action!

x